Kocam Başkasıyla Mesajlaşıyor: Şimdi Ne Yapacağım?


Bir evlilik ne zaman biter? Sevgi bitince mi? Aşk bitince mi? Artık güvenmeyince mi? Bir kere aldatan her zaman aldatır mı? Aşk her şeyi affeder mi? Sanırım bu sorulara bir nefeste kesin cevaplar vermek imkânsız, hatta belki gereksiz de. Çünkü her ilişki, kendi dinamiği içinde farklı bir “anlaşma” barındırıyor ve bütün ilişkiler aynı formülle çalışmıyor. Bu yüzden konu aldatmak/aldatılmak olunca bir rehbere, yapıcı bir çözüme her zamankinden çok ihtiyaç duyuyoruz. Terapist Andrew G. Marshall, Kocam Başkasıyla Mesajlaşıyor’da tam da bu ihtiyaca cevap veriyor.

Marshall, bu kitaptan önce Seni Seviyorum fakat Sana Aşık Değilim adında bir kitap yazdığını ve cinsiyet fark etmeksizin her ilişkide aşk bittiği için ayrılmak isteyen partnerini nasıl yeniden kendine aşık edebileceğini düşünenlere rehberlik etmeye çalıştığını söylüyor. Ancak sonradan fark etmiş ki kadınlar, etraflarında birçok kadın arkadaşları olduğu için ve toplumsal cinsiyet rolleri gereği ilişkileri konusunda fikir almaları çok daha kolay olduğundan bu konuda erkeklere göre daha şanslı konumdalar. Oysa erkekler, kız arkadaşları ya da eşleri artık kendilerine âşık olmadığını söylediklerinde adeta sudan çıkmış balığa dönüyor ve birbirlerine yol gösterme konusunda da başarısız oluyorlar...

Devamını Oku  

Yeni Babil’in Eski Rolleri: İzleyici Buna “Düşer mi”?


“İrfan: Ekonomi profesörü, sevgi dolu bir baba. İdealist, zeki, vicdanlı, karizmatik, mütevazı.

Eda: İrfan’ın eşi. Tutkulu, entrikacı, iyi bir anne, iyi dost, tehlikeli düşman.

Süleyman: İş adamı, eski tefeci, aile babası. İlay’a aşık, eğitimsiz, hırslı, zeki, acımasız, güçlü.

İlay: Süleyman’ın sevgilisi, İrfan’ın eski aşkı. Çekici, sofistike, çok güzel, mesafeli.”

Toplumsal Cinsiyet 101 dersi örneklemi niteliğindeki bu cümleler, Star TV’de yayınlanmaya başlayan ve sosyal medyada büyük yankı uyandıran yeni dizi Babil’in yine sosyal medyada paylaşılmak üzere hazırlanmış afişlerinden alıntı. Dizi, Halit Ergenç, Aslı Enver, Ozan Güven, Mesut Akusta, Birce Akalay, Nur Fettahoğlu ve Beren Kasımoğulları gibi ünlü ve iyi oyuncu kadrosuyla dikkat çekerken haksız yere işinden edilen bir profesörün hem kendi için adalet hem de hasta oğlu için şifa arayışını konu ediniyor. Yani aslında televizyonda görmekten sıkıldığımız klişe senaryolardan farklı, oldukça ilginç bir hikâyeyi izleyiciyle buluşturuyor.  

Özgün Bir Hikâye, Klişelere Nasıl Feda Edilir?

Sürekli aynı konuları farklı ve her seferinde daha genç..

Devamını Oku  

Tekne Kazıntısı ya da İlk Göz Ağrısı: Doğum Sıranız Sizin Hakkınızda Ne Söylüyor?


Tekne kazıntısı deyiminin, eskiden hamur yoğurulan tahta teknelerin dibinde kalan ufak hamur kalıntılarının tasarruf amaçlı sıyrılmasından geldiğini öğrendiğimde çok bozulmuştum. Çünkü ailenin seneler sonra gelen “sürpriz” son çocuğu olarak hep tekne kazıntısı denerek sevilirdim, oysa çok da matah bir şey değilmiş tekne kazıntısı olmak. Nitekim son çocukların hep “çok ballı”, en şanslı çocuklar oldukları söylense de aslında ilk çocuklarla aralarındaki yaş farkı nedeniyle ilk çocuk özellikleri gösterdiklerini de yeni öğrendim. Neyse ki Dr. Kevin Leman’ın Kaçıncı Çocuksunuz? kitabı, bundan çok daha fazlasını öğretti bana.  

Dr. Leman, “Aile içindeki kardeşler neden bu kadar farklıdır? Neden ailenin en küçüğünün her yaptığı yanına kalır? Siz ortanca çocukken neden herkes ailenin en büyük çocuğu olduğunuzu düşünür? Ailenin belli bir mensubuyla neden hep dikleşirsiniz?” gibi sorulardan yola çıkarak ailedeki doğum sıranızın, karakterinizi nasıl etkilediğini anlatıyor. İlk çocuk, ortanca ya da son çocuk olmanız, hem ailenizden gördüğünüz muameleyi hem de -buna bağlı olarak- kişiliğinizi etkiliyor Dr. Leman’a göre. 

 

Devamını Oku  

Kendime Yeni Bir Ben Lazım


Yeni bir yıl, yeni kararlar, yeni başlangıçlar… Bu seneyi daha verimli, daha mutlu, kendinizle daha barışık, isteklerinize daha yaklaşmış olarak tamamlamak sizin elinizde. Bahanelerden kurtulup kendinize yeni bir sayfa açmak istiyorsanız bu yazıda size kılavuzluk edebilecek bir kitaptan bahsedeceğim. Bu küçük kitap, kocaman kapıları açabilecek bir anahtar olacak sizin için.

Mehtap Utuş, Paradan Mektup Var! kitabında kendimizi olumlu değişimlere karşı nasıl kısıtladığımızı, kendimize nasıl ket vurduğumuzu ve sadece parayı değil, başarı ve mutluluğu kendimizden nasıl uzaklaştırdığımızı anlatarak bize “yeni”yi kucaklamanın yollarını öğretiyor. Utuş diyor ki, “Kendi gerçeğinizi öğrenip çözmek için bu kitabı aracı olarak kullanabilirsiniz. Bu kitap araç olarak kullanılmak üzere tasarlandı, araç olarak kullandığınızda size gereken tüm cevapları verecektir.”

“Zaten olmaz ki…”

Hadi geçtiğimiz senenin bir muhasebesini yapalım. 2019’a girerken neleri hedeflemiştiniz, neleri ummuştunuz, hangilerine ulaştınız, hangileri hayalde kaldı? Hepimiz yeni bir yılı tazelenmek, yeni kararlar almak için bir fırsat sayar, “Bu yıl şunları yapacağım” diyerek kendimize sözler veririz. Ama çok azını gerçekleştirecek kadar sebat gösterir ..

Devamını Oku  
/ 16       
Adres:
Şakir Kesebir Cad. Gaziumurpaşa Sk. Balmumcu Plaza II No: 32 Daire: 14 Balmumcu / Beşiktaş / İSTANBUL
Telefon:
+90 212 347 83 70

 
Fax:
+90 212 288 76 35

 

Tara Kitap

Biz; kitapları okumadan önce koklayan, ‘ille de kitap kokusu’ diyen; ilgimizi çeken her kitaba çocukça bir iştahla sahip olmak isteyen birkaç kitap arsızıyız.

Dünyanın farklı köşelerinden, büyük bir heyecanla seçtiğimiz kitapları dondurma gibi yalayıp yutuyor ve henüz Türkçeye çevrilmemiş olanları dilimize kazandırmak için çalışıyoruz.

Modern dünyanın dinamikleri hepimizi biraz köşeye sıkıştırdığı, bazen nefes alacak bir alan bile bırakmadığı için, kitap seçerken ‘içimizi ferahlatacak’, ‘kişisel gelişimimize katkıda bulunacak’ ve ‘gündelik hayatımıza dokunabilecek’ türde kitaplara yöneliyoruz.

    E-Posta Bültenimize Üye Olun