CORONA VE İNSAN

CORONA VE İNSAN

Daha önce hiç görülmemiş, yaşanmamış bir kontrolsüz tehlike ve getirdiği ağır travmayla karşı karşıyayız. Üstelik bireysel, bir gruba ait veya bölgesel değil bu sefer tüm toplumların etkilendiği, kaçacak hiç bir yerin olmadığı olağanüstü kaotik bir durumun içindeyiz.

Etkilerini başlangıç, ilerleme dönemi ve sonuçları olarak bir kaç döneme ayırsak ta tabi ki bu başlıklarda birçok alt başlığı içermekte. İlk tepki şok, panik ve korku oldu. Baş etmek için kimi insan hafife aldı, şakaya vurdu, kimi insan donup kaldı, kimileri panikledi. Daha önceden ruhsal bir probleminin olup olmaması nasıl tepki verildiğini etkileyen bir faktör olmadı. Zaman içinde ortaya çıkan en önemli sorunlardan bir tanesi insanların alışkın oldukları sistemin dışına çıkmak zorunda kalmalarıydı. İş yerindeki ya da sosyal ortamlarındaki konumlarını kısmen de olsa bırakmak zorunda kalarak evlerine çekildiler. Bu çekilme başka bir sebebe dayalı olsa veya süresi belirli olsa tolere edilebilirdi. Ancak bu durumda iş yerindeki konum, yapılacak ve tatmin alınacak işler, günlük sohbetler hepsi sınırlandı. Her türlü temas ortadan kalktı. Sosyal yaşam, gezi, seyahat, yeme içme, sohbet, sinema, tiyatro, akla gelen aktiviteler de öyle. Geriye evdeki yaşam kaldı. Yalnızsanız, yalnızlığınızı daha fazla fark eder hale geldiniz. Değilse yakın çevre, eş, çocuklar, aile, sevgili ile aynı evdeyseniz baş başa kaldınız. Çok az insan belki bunu birbirine zaman ayırma veya kendini sorgulama dönemi olarak değerlendirmeye çalışıyor. Ancak bu içe dönüş bir süre sonra anksiyete veya depresif tabloların ortaya çıkmasına da sebep olabilir. Tabii ki katkıları da olacaktır. Uzun süredir birbiriyle zaman geçirmeyen ve yaşamlarını uğraşlarıyla birlikte sürdürmeye alışmış insanlarsa görmediklerini görmeye, sormadıklarını sormaya başlayabilirler. İlişkilerdeki sorunlar su yüzüne çıkabilir, yapılanlar, yapılmayanlar, eksiklikler sorgulamalara sebep olabilir. Çocuklarla geçirilen zaman, onlarla dış aktiviteler olmadan zaman geçirmeyi becerme, eşlerin paylaşımlarının durumunu görmeleri, sinirlenmeler, geçmişten gelen ya da bugünkü durumdan tetiklenen kızgınlıklar karşımıza çıkabilir. Evliliklerin, ilişkilerin sorgulanması yanında durumdan dolayı uzun süre ayrı kalmak zorunda kalan sevgililer ve bunların diğer partnerlere yansımalarından da söz etmek gerekir.

Ancak burada çok daha önemli bir problem var ki bu evde kalma süreci Corona’nın gölgesinde ve ölüm korkusu, panik ve anksiyete içerisinde yaşanmak durumunda. Hiç kimse bağışık değil. Her an kapımızı çalabilir. Ekonomik kaygılar, gelecek kaygıları ise tabloyu daha da ağırlaştırıyor. Evde kimse rahat rahat oturmuyor. Rahat olsalar bile evde ne yapacaklarını bilmiyorlar. Bilgi bombardımanı bir taraftan, diğer uyaranların azalması diğer yandan dünyamızı sınırlı ama kaotik bir hale getiriyor.
       
Sonrası pek çok post-travmatik stres bozukluğu, anksiyete, depresyon vakalarıyla karşılaşacağız. Ancak daha da önemlisi ilişkiler, yaşam biçimleri, sosyal statüler, ekonomik durum, yaşama bakış her şey ama her şey değişecek. Bunu daha önce unuttuğumuz gibi unutamayacağız ve başkasının başına geleni seyreder gibi seyredip geçiştiremeyeceğiz.    

Adres:
Şakir Kesebir Cad. Gaziumurpaşa Sk. Balmumcu Plaza II No: 32 Daire: 14 Balmumcu / Beşiktaş / İSTANBUL
Telefon:
+90 212 347 83 70

 
Fax:
+90 212 288 76 35

 

Tara Kitap

Biz; kitapları okumadan önce koklayan, ‘ille de kitap kokusu’ diyen; ilgimizi çeken her kitaba çocukça bir iştahla sahip olmak isteyen birkaç kitap arsızıyız.

Dünyanın farklı köşelerinden, büyük bir heyecanla seçtiğimiz kitapları dondurma gibi yalayıp yutuyor ve henüz Türkçeye çevrilmemiş olanları dilimize kazandırmak için çalışıyoruz.

Modern dünyanın dinamikleri hepimizi biraz köşeye sıkıştırdığı, bazen nefes alacak bir alan bile bırakmadığı için, kitap seçerken ‘içimizi ferahlatacak’, ‘kişisel gelişimimize katkıda bulunacak’ ve ‘gündelik hayatımıza dokunabilecek’ türde kitaplara yöneliyoruz.

    E-Posta Bültenimize Üye Olun