SEVGİLİLER GÜNÜNDE 'COOL' OLUN


Bir kere şunu baştan kabul edelim, Sevgililer Günü konsept olarak biraz ayağa düştü (!)

Kırmızı güller, kalpler, ayıcıklar,balonlar falan bana nedense kocasına ‘Kociş’ diye seslenen; tüm evinin duvarlarını fırınıyla birlikte şeker pembesi rengine boyatan; ikide bir ‘Ayneeeen’ diyen; misafirlerine sunduğu portakal dilimlerini yapma çiçeklerle süsleyip, eşine tostu bile dantelli örtüye sararak veren kadınları hatırlatıyor. (Tostun fotoğrafı gözünüzde canlanmadıysa bkz sosyal medya :)

Bırakın Allah aşkına, Sevgililer Günü’ne sevgilisiz girmek kadar cool bir şey olamaz.  Ne o öyle restoran süslemesi ayıcıklar, baloncuklar kafanıza kafanıza sarkarken, daracık masalarda sıkışarak oturup kalp şeklindeki sufleyi üstünüze dökmeden yemeye çalışmalar… Sevgilinize anlamlı bakacağım derken gözünüzün içine boca ettiğiniz siyah kalem aktı mı akmadı mı derdine düşmeler… Uzun süredir birlikte olanlar için ‘Acaba bugün evlilik teklif eder mi?’ diye mide krampları geçirmeler… ‘Ne almış sana?’ sorusunun cevabını bekleyen bilumum teyze, hala, komşu  ve arkadaşları hayal kırıklığına uğratmamak için dualar etmeler…Aldığı şeyi görüp ‘Allahım sana geliyorum’ diye düşünür..

Devamını Oku  

NEDEN EVLENMEK İSTEMİYORUM?


‘’BİR SEN, BİR BEN, BİR DE BEBEK’’

‘’Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti’’ diye söze başlamak isterdim ancak ne yazık ki büyük bir edebiyatçı değilim. Aslına bakarsanız edebiyatçı bile değilim ama şu cümleyi gönül rahatlığı ile kurabilirim. ‘’40 yaşına girdim ve evlilik hakkında düşüncelerim değişti.’’

Askerlikte bir slogan vardır, duymuşsunuzdur. ‘’Her Türk asker doğar.’’ Türk kızlarının ise büyürken kullandığı slogan ‘’Her Türk kızı evlenmek için doğar’’ olsa gerek. Sanırım Türkiye’de doğan her kadın aklı ermeye başladığı andan itibaren gelin olmanın hayalini kuruyor ve adeta evlilik odaklı yaşıyor. Düğünlerde el kadar bebelere gelinlik giydirilerek beyinlerine subliminal mesajlar zerk ediliyor. Çocukken evcilik oynuyor. Oyuncak bebeklerine annelik yaparken, komşunun sessiz oğlunu zorla baba yapıyor. Biraz büyümeye başladığında annesi tarafından ev işlerine yardım etmesi gerektiği çünkü evlendiğinde bu işleri biliyor olmasının önemi anlatılıyor. Eğer kızımız bu konulara ilgisizse bizzat annesi tarafından, evlendikten sonra kapının önüne konulmakla tehdit ediliyor. Siz hiç oğluna yemek yapmasını öğreten, toz aldıran, yatak t..

Devamını Oku  

METİN HARA’NIN İÇİNDEN ARDA TURAN ÇIKTI!


Pekala, konu lezzetli. Hani sakız gibi çiğne çiğne dur diyeceğim ama şekeri bitti.

‘Enişte’ biraz ‘cool’ yapabilseydi, biraz gizemini koruyabilseydi eğer, modern çağın ‘beyaz atlı (yüzlü mü demeliydim?) kişisel gelişim gurusu’ mertebesine yükselebilir, muhtaç olduğu hayran kitlesini artırabilir, takipçiye takipçi demezdi.

Heyhat! Günün sonunda o da bir ‘enişte’ işte. Milyonlarca benzeri gibi zirve hırsıyla yanıp tutuşan (ne demekse o zirve),  ‘yırtmak’ isteyen, instagram  fenomeni olma hayalleri kuran bir fani. Tek farkı, tüm bunları ‘spritüel’ bir şekilde yapıyor gibi görünmesi. Artık evrenden mi istiyor, ‘secret’ mı yapıyor, meditasyonla mı çağırıyor, tütsü mü yakıyor bilmiyoruz ama geldiği nokta ‘dm’den yürüyen Arda’dan çok da farklı değil.

Konu reklammış, gerçekmiş şuymuş buymuş değil artık. Konu ‘çiğ’lik, hazımsızlık. Hikayenin bir büyüsü vardıysa bile, ‘üstüne içilen sodanın asidinde’ eriyip yitiverdi. (Bkz. Ayşe Arman röp: Çekemeyenler soda içsinler)

Bu ‘olmamışlık’ hallerine alışkınız biz millet olarak. Adamın geldiği yer belli, hazmedemedi, şımardı vs. diyor geçiyorduk. Ama ne yal..

Devamını Oku  

HER DÖNEMİN HASTALIĞI: ALDATMA !


O zaman herkesin merak ettiği soruyu soruyorum; Aldatmak ne demek? Aldatmak, biriyle beraberken aynı zamanda bir başkasıyla cinsel birliktelikte bulunmak oluyor(du). Peki ya şimdi? Hala öyle mi? Teknoloji aldatmayı çeşitlendirdi mi?

Birini sosyal siteden eklediğin zaman mı aldatmış oluyorsun? Yoksa görüşüp kahve içtiğin zaman mı? Yorum attığın, beğendiğin zaman mı, yoksa cinsel bir şey yaşadığında mı?

Günümüzde olasılıklar çeşitlendiği için mi aldatma da çeşitlendi sizce? Aldatma oranları da buna bağlı olarak arttı mı? Kafamda işte böyle deli sorular…

Aslında neyin aldatma olup olmadığını ilişkideki insanlar belirliyor. Araştırmalara göre, erkekler için aldatma, partneri cinsel bir şey yaşadığında, kadınlar için ise partneri duygusal bir şey hissettiğinde oluyormuş.

Peki ya erkekler neden aldatıyor? Heyecan arayışı, monoton giden evlilik/sevgililik gibi gibi… Yani aldatmanın kişiden kişiye göre, yaşa göre birçok farklı sebepleri olabiliyor. Günümüzde sevgililerde de aldatma çok oluyor. Bu hele benim hiç anlamadığım bir şey çünkü hadi diyelim evlisin, monotonluk yaşıyorsun, sıkıldın aldattın. Ya da artık eşini sevmiyorsun ama ayrılamadın bir türlü,aldattın. Vs vs.Tabii ki bunlar aldatmaya bahane olamaz, aldatmanın hiçbir mantıklı iyi yanı yok da, pek..

Devamını Oku  

HERKES ALDATIR


Sorumuz şu; seven erkek aldatır mı ?  

Doğru soru ise şu; insan neden aldatır?

Çok nedeni var elbette, ama magazin dergileri ve sosyal paylaşım siteleri pek çok defa nedenlerini çeşitli şekillerde içerik yaptığı için tekrarlamak gereksiz.

Tek eşlilik bir medeniyet hali, kuşkusuz! Tek eşli olabilmek için görmüş olmak, tecrübe etmiş olmak ve doymuş olmak gerekir ki, bizim gibi cinselliğin tabu olduğu toplumlarda bu oldukça zordur. 

On beş yaşında yaşamanız gerekenleri ancak otuz yaşına geldiğinizde yaşama imkanı bulursanız, elbette tek eşliliği sindirmeniz kolay olmayacaktır.

Tek eşlilik kendini bulma serüveninin bir parçasıdır. 

Kendini bilmeyen insan, bir başkasını nasıl anlar, nasıl sever, nasıl bağlanır kendini karşındaki insana nasıl adar? 

İlk elini tuttuğu kadınla evlenen erkeğin, gözünü kocasında açan (!) kadının; aşkı, birlikteliği, hayatı tanımadan güya sevdiği eşini aldatması değil, aldatmaması düşündürür beni.

 Aldatma olgusunu neden sadece ‘seven erkek’ le sınırlıyoruz? Neden sadece seven erkeğe indirgiyoruz? Sevmeyen erkek zaten aldatır seven neden aldatır düşüncesiyle erilliği perçinliyoruz?

İnsana özgü bu durumu; seven erkeğe, sevmeyen kadına, az seven eşe, çok seven kocaya vs ayı..

Devamını Oku  
/ 14       
Adres:
Şakir Kesebir Cad. Gaziumurpaşa Sk. Balmumcu Plaza II No: 32 Daire: 14 Balmumcu / Beşiktaş / İSTANBUL
Telefon:
+90 212 347 83 70

 
Fax:
+90 212 288 76 35

 

Tara Kitap

Biz; kitapları okumadan önce koklayan, ‘ille de kitap kokusu’ diyen; ilgimizi çeken her kitaba çocukça bir iştahla sahip olmak isteyen birkaç kitap arsızıyız.

Dünyanın farklı köşelerinden, büyük bir heyecanla seçtiğimiz kitapları dondurma gibi yalayıp yutuyor ve henüz Türkçeye çevrilmemiş olanları dilimize kazandırmak için çalışıyoruz.

Modern dünyanın dinamikleri hepimizi biraz köşeye sıkıştırdığı, bazen nefes alacak bir alan bile bırakmadığı için, kitap seçerken ‘içimizi ferahlatacak’, ‘kişisel gelişimimize katkıda bulunacak’ ve ‘gündelik hayatımıza dokunabilecek’ türde kitaplara yöneliyoruz.

    E-Posta Bültenimize Üye Olun