Hayatta her şeyin bir cevabı, bir sebebi, bir açıklaması vardır?


Bazı insanlar neden konuşmayı sevmez? Başkaları onu keşfetmesin diye bilinçli bir oyun mudur bu? Yoksa kendinden kaçtığı için midir? Ya da hayatın gerçekliğiyle yüzleşmekten korktuğu için mi?

Kendimi bildim bileli her daim “anlamaya çalışmak”, “cevap bulmak” gibi takıntılarım var. Bir şeyi anlarsam ve bilirsem özgürleşirim duygusu bende hep hakim olmuştur. Herhangi bir durumda bana neyin niçin olduğu anlatılsa hiç ısrarcı olmadan dönüp arkamı gidebilirim, ama cevapsız bırakıldığımda değersizim duygum ön plana çıkıp, içimi gittikçe daha da kemiren, çığ gibi büyüyen bir “anlama takıntısı”na dönüşen hırs oluşuyor.

Hayatın ve varlığımızın anlamını bulmak için sorgulamak gerekmez mi? Bir insanın hayat görüşü nasıl oluşur? Ona verilen bilgileri araştırmadan, toplumun sunduğu doğruları kabul etmek midir yaşamak? Bence bu durum dogmatizmden başka bir şey değildir. İnsan gelişmek için sorgular. Kendi doğru diye bildiklerini de sorgular, ve böylece gelişir. Bildikçe kabullenmeyi öğrenir…Bildikçe ruhu özgürleşir…

Hayatıma çok şey katan biri vardı, değer verdiğim. Ona bir soru sordum, hayatımda var mısın yok musun tarzında… Bu soruy..

Devamını Oku  

YOL


Yol yürüyenindir. Bazen sırat olur; bazen taşlı, bazen düzdür, bazen de gül kokar.

Yol yürüyenin dedik ya! 

Lakin yürüyen, yolun kendisi değildir. Yol, yolcuyu taşır gideceği yere. Yolcu, eğer yolu kendisi sanır ise o yolda kaybolur gider. Yolun yolcusu yani ‘misafiri’ olduğunu bilirse, işte o zaman erişir gideceği yere.

Yolcudur yürüyen, böylece yol da yürüyenin yolu olur. 

Yolculuk nedir ki bu görünen zahiri âlemde?  İşler güçler değil elbette… Bazen işlerin güçlerin üzerinden yolcu yolunu yürür. Yolda yürürken yolcu oluverir birden.

Zahiri âlemin yolculuğu tekâmül yolculuğudur. Yolculuğunu bilene ne mutlu, peki ya bilmeyene?

Yolcu yola çıktığı zaman fark eder oyunları, kalıntıları ve ancak o zaman anlar etkilerini, işletim sistemini, beklentilerini, korkularını ve endişelerini… Bunlar ‘Ruh’un izleri değil; zihnin izleri, zihnin kalıntılarıdır. Ancak Öz benlik bunları ‘Ruh’un tozu olarak görür ve ‘Ayna’nın üzerinden gitmelerini ister.

Yolculuk tekâmül yolculuğudur da, nasıl geçeceğiz bu tekâmül yolculuğunu? Nasıl anlayacağız onu?

İnsanın tekâmül yolculuğunda elinde ‘en ağırından, en sahiplendiği’ bir konus..

Devamını Oku  
/ 20       
Adres:
Şakir Kesebir Cad. Gaziumurpaşa Sk. Balmumcu Plaza II No: 32 Daire: 14 Balmumcu / Beşiktaş / İSTANBUL
Telefon:
+90 212 347 83 70

 
Fax:
+90 212 288 76 35

 

Tara Kitap

Biz; kitapları okumadan önce koklayan, ‘ille de kitap kokusu’ diyen; ilgimizi çeken her kitaba çocukça bir iştahla sahip olmak isteyen birkaç kitap arsızıyız.

Dünyanın farklı köşelerinden, büyük bir heyecanla seçtiğimiz kitapları dondurma gibi yalayıp yutuyor ve henüz Türkçeye çevrilmemiş olanları dilimize kazandırmak için çalışıyoruz.

Modern dünyanın dinamikleri hepimizi biraz köşeye sıkıştırdığı, bazen nefes alacak bir alan bile bırakmadığı için, kitap seçerken ‘içimizi ferahlatacak’, ‘kişisel gelişimimize katkıda bulunacak’ ve ‘gündelik hayatımıza dokunabilecek’ türde kitaplara yöneliyoruz.

    E-Posta Bültenimize Üye Olun