Hayatta her şeyin bir cevabı, bir sebebi, bir açıklaması vardır?


Bazı insanlar neden konuşmayı sevmez? Başkaları onu keşfetmesin diye bilinçli bir oyun mudur bu? Yoksa kendinden kaçtığı için midir? Ya da hayatın gerçekliğiyle yüzleşmekten korktuğu için mi?

Kendimi bildim bileli her daim “anlamaya çalışmak”, “cevap bulmak” gibi takıntılarım var. Bir şeyi anlarsam ve bilirsem özgürleşirim duygusu bende hep hakim olmuştur. Herhangi bir durumda bana neyin niçin olduğu anlatılsa hiç ısrarcı olmadan dönüp arkamı gidebilirim, ama cevapsız bırakıldığımda değersizim duygum ön plana çıkıp, içimi gittikçe daha da kemiren, çığ gibi büyüyen bir “anlama takıntısı”na dönüşen hırs oluşuyor.

Hayatın ve varlığımızın anlamını bulmak için sorgulamak gerekmez mi? Bir insanın hayat görüşü nasıl oluşur? Ona verilen bilgileri araştırmadan, toplumun sunduğu doğruları kabul etmek midir yaşamak? Bence bu durum dogmatizmden başka bir şey değildir. İnsan gelişmek için sorgular. Kendi doğru diye bildiklerini de sorgular, ve böylece gelişir. Bildikçe kabullenmeyi öğrenir…Bildikçe ruhu özgürleşir…

Hayatıma çok şey katan biri vardı, değer verdiğim. Ona bir soru sordum, hayatımda var mısın yok musun tarzında… Bu soruy..

Devamını Oku  

Sosyal Fobi


Yeni tanıştığınız fakat kısa zamanda kanınızın kaynadığı ve çok samimi olduğunuz bir arkadaşınızın, sizi düğününe davet ettiğini hayal edin. Diyelim ki arkadaşınızın müstakbel eşi de dahil olmak üzere düğünde olacak yüzlerce davetliden bir kişiyi dahi tanımıyorsunuz. Bir de üstüne üstlük davete yalnız katılmak zorundasınız. Zerre kadar endişe duymadan, sanki yatak odanızdan mutfağa gidermişcesine rahatlıkla gidebilir misiniz?

Bir üniversitenin amfisinde gerçekleşecek, yüzlerce izleyicisinin olacağı bir konferansta konuşmacı olarak katılım daveti aldınız. Kabul eder misiniz?

Ya da daha hafifleştirelim durumu. Bu konferansa izleyici olarak katılmak üzere yola çıktınız. Trafik yüzünden geciktiniz ve salon çoktan tıka basa doldu. Konuşmacı da yerini aldı. Salona giriş sahnenin hemen yanından. Yüzlerce kişi sessizlik içerisinde pür dikkat sahneye bakarak beklemekte. Oradan rahatlıkla, sanki 3-4 kankanızın oturduğu evin salonuna girermişcesine, geçip yürüyebilir misiniz?

Hayır mı? Benden de kocaman bir Hayır o zaman.

Tanımadığım insanlarla, tanımadığım ortamlarda iletişime geçmem gereken durumlarda yaşadığım korkunç kaygının tam farkındalığına yirmili yaşlarda varmıştım. Halbuki bunu kendimi bildim bileli yaşıyordum. Hatırlayabildiğim en eski anılar 4-5 yaşlarımdan. Annemin da..

Devamını Oku  
/ 8       
Adres:
Şakir Kesebir Cad. Gaziumurpaşa Sk. Balmumcu Plaza II No: 32 Daire: 14 Balmumcu / Beşiktaş / İSTANBUL
Telefon:
+90 212 347 83 70

 
Fax:
+90 212 288 76 35

 

Tara Kitap

Biz; kitapları okumadan önce koklayan, ‘ille de kitap kokusu’ diyen; ilgimizi çeken her kitaba çocukça bir iştahla sahip olmak isteyen birkaç kitap arsızıyız.

Dünyanın farklı köşelerinden, büyük bir heyecanla seçtiğimiz kitapları dondurma gibi yalayıp yutuyor ve henüz Türkçeye çevrilmemiş olanları dilimize kazandırmak için çalışıyoruz.

Modern dünyanın dinamikleri hepimizi biraz köşeye sıkıştırdığı, bazen nefes alacak bir alan bile bırakmadığı için, kitap seçerken ‘içimizi ferahlatacak’, ‘kişisel gelişimimize katkıda bulunacak’ ve ‘gündelik hayatımıza dokunabilecek’ türde kitaplara yöneliyoruz.

    E-Posta Bültenimize Üye Olun