Tesadüf

Tesadüf

Okulu çıkışı otobüse yetişmem gerekiyor ancak otobüs durağına giden servisin hareket etmesine daha vakit var. Biraz daha beklersem geç kalacağım. Taksi bulmaya çalışıyorum ama ya dolu ya durmuyorlar. En sonunda şans yüzüme güldü ve bir taksi önümde durdu. Tam binmek için hamle yapıyordum ki yanımda aynı okuldan bir kızın da taksi beklediğini fark ettim.

‘’Durağa mı gidiyorsun?’’ diye sordu biraz çekinerek. ‘’Evet’’ dedim. ‘’Ben de binebilir miyim?’’ ‘’Elbette’’ dedim elimle ‘buyurun’ işareti yaparak.

Yol boyunca hiç konuşmadık.  Sadece inmeden önce ücreti bölüşürken birkaç kelime ettik. Metrobüs durağına geldiğimizde ‘iyi günler’ bile dilemeden taksiden indi ve koşa koşa gözden kayboldu.  İsmini bile bilmiyordum. Tanıdık geldi mi size bu hikâye? Hayır mı?

Her gün, bir yerlerde çeşitli vesilelerle birçok kişiyle tanışıyoruz.  Bazıları ile arkadaşlık etmeye başlıyoruz. Bazen bir anda birbirimize ısınıyor, sık sık görüşmeye başlıyoruz. Bu kişiler dostumuz, arkadaşımız veya sevgilimiz olabiliyor. O an yolumuz aynı yere oluyor. Öğreneceklerimiz, deneyimlediklerimiz, birbirimize katacaklarımız… Sonra bir an geliyor, aynı yolda omuz omuza yürüdüğünüz bu insanla yolunuz bitiyor.  Bir anda hayatınızdan çekip gidiyor. (Kazık atıyor, aramıyor, sormuyor v.b.) Bazen hiçbir şey demeden sessizce gidiyor, bazen de gümbür gümbür gürültülerle… Üzülüyorsun. ‘’Neden böyle yaptı?  Onca anımız, yanmışlıklarımız vardı. Birlikte o kadar vakit geçirdik, neler neler paylaştık. Birlikte güldük, birlikte ağladık. Yoldaş olduk birbirimize. Neden?’’ diyorsun.

Hikâyeyi buradan anlatınca tanıdık geldi mi? Hayatımızın tekâmül süresince gerek yoldaş, gerek öğretmen, gerek dost, arkadaş dediğimiz birileri bir sebep ile hayatımıza girip nedensiz yere de çıkacaktır hayatımızdan, biz anlamadan. Tesadüf değildir. Bu insanların hayatımıza girmesi ve belki de bize göremediklerimizi göstermesi gerekiyordur. Bazen kendimizi daha iyi tanıyabilmemiz için, farkındalığımızın yükselmesi için, bize ayna tutmak için… Hayatımızdaki yoldaşlığı, görevi, öğretisi bittiğinde ise bir an bile durmaz, gider.

Hayatımıza giren hiç kimsenin tesadüf olarak girmediğini bil... Bize yaşatılan hayat derslerinin sınavlarında puan yoktur. Hayatın sınav anlayışı geçme kalma değildir.  Bizlere bir öğreti sunulur ve o olaydan almamız gereken hayat dersini anlayıp ‘’Bu neden başıma geldi? Öğrenmem gereken neydi? ‘’ diyene kadar ve doğru çıkarımı yapacak farkındalığa erişene kadar hayatımızdaki hiçbir şey değişmez. Tekerleğin içinde dönüp duran hamsterler gibi sürekli döngüyü yaşayıp dururuz.  Kader motifimiz yinelenir.  Simalar değişir, ortamlar değişir ama şikâyetlerimiz, sınavımız değişmez.  Ta ki siz o sınavı (farkındalık seviyesine ulaşana kadar) verene kadar. Tüm sınavlar bizim değişimimiz, daha iyi bir versiyonumuza ulaşabilmemiz ve yaradanımıza daha çok yaklaşabilmemiz içindir. 

Demem o ki; bir şekilde hayatınıza dokunan ama şimdi yanınızda olmayan insanlara sevgiyle gülümseyin ve onlara ‘’iyi ki varsın’’ diyin. 

Adres:
Şakir Kesebir Cad. Gaziumurpaşa Sk. Balmumcu Plaza II No: 32 Daire: 14 Balmumcu / Beşiktaş / İSTANBUL
Telefon:
+90 212 347 83 70

 
Fax:
+90 212 288 76 35

 

Tara Kitap

Biz; kitapları okumadan önce koklayan, ‘ille de kitap kokusu’ diyen; ilgimizi çeken her kitaba çocukça bir iştahla sahip olmak isteyen birkaç kitap arsızıyız.

Dünyanın farklı köşelerinden, büyük bir heyecanla seçtiğimiz kitapları dondurma gibi yalayıp yutuyor ve henüz Türkçeye çevrilmemiş olanları dilimize kazandırmak için çalışıyoruz.

Modern dünyanın dinamikleri hepimizi biraz köşeye sıkıştırdığı, bazen nefes alacak bir alan bile bırakmadığı için, kitap seçerken ‘içimizi ferahlatacak’, ‘kişisel gelişimimize katkıda bulunacak’ ve ‘gündelik hayatımıza dokunabilecek’ türde kitaplara yöneliyoruz.

    E-Posta Bültenimize Üye Olun