Ayrılığı Atlatmak

Ayrılığı Atlatmak

₺ 20 ₺ 10

Yazar: Susan J. Elliot
Çevirmen:Ali İhsan Çiftdalöz
ISBN: 9786056574054
Sayfa Sayısı: 216
Dili: Türkçe
Yayınevi: Tara Kitap

 

Biten ilişkimin acısını nasıl dindirebilirim? Eski sevgilimi/eşimi takıntı haline getirdim, bu duyguyu nasıl aşabilirim? Aşk hayatında neden hep 'başarısız' oluyorum? Yoksa 'sorun' bende mi? Ayrılıkla birlikte azalan özgüvenimi ve kendime olan saygımı nasıl tamir edebilirim? Yaşadığım 'onca şeyden sonra' onu affedebilir miyim? Bütün bu olanlardan sonra onunla arkadaş kalabilir miyim? Kalmalı mıyım? Neden hep 'yanlış insanları' seçiyorum? Nasıl yine mutlu ve huzurlu olabilirim? Nasıl daha iyi ve sağlıklı bir ilişkiye sahip olabilirim? Bundan sonraki ilişkimde gerçek aşka nasıl ulaşırım? Eğer siz de kendinizi böyle umutsuz, çaresiz ve başarısız hissediyor, bir daha asla aşık ve hatta mutlu olamayacağınıza inanıyorsanız, değişim ve dönüşüm için doğru yerdesiniz. Bu kitap size ayrılığı nasıl atlatacağınızı ve bu acı deneyimi nasıl mutluluğu yakalama yolculuğuna çevireceğinizi anlatıyor.
İyi yolculuklar!
(Tanıtım Bülteninden)
 

GİRİŞ 

Bu kitap, biten bir ilişkinin ardından başarılı olmanın yolunu çiziyor. Ayrılık atlatmış bir terapist, akademisyen ve öğretmen olarak edindiğim tecrübelerimden oluşuyor. Elinizdeki kaynak, en yıkıcı ayrılığı nasıl başıma gelen en güzel olaya çevirdiğimi ve sizin de bunu nasıl başarabileceğinizi anlatıyor. Geçtiğimiz yirmi yıl içinde hayatta ve okulda öğrendiğim, üzerine çalıştığım ve başka insanların benimle paylaştığı her şeyi kapsıyor.

Evliliğimi sonlandırdıktan sonra insanların hayatını değiştirmek ve her şeyin mümkün olduğunu anlatmak istedim. Terapist olmak için eğitim aldım ve “Yas İyileştirme Enstitüsü” aracılığıyla yas danışmanlığı sertifikası edindim. Araştırmalarım ve yas grupları liderliğim aracılığıyla, yas üzerine çalışmanın insanlardaki olumlu etkilerine ve sağladığı köklü iyileşmelere şahit oldum. Ayrılık, boşanma, ölüm ya da ummadık başka bir değişiklik gibi, hangi nedenle olursa olsun, tuttukları yas ile yüzleşen insanlar inanılmaz ölçüde değişim geçirebiliyorlar.

Bir gün, bir kişi bana tüm hayallerimi gerçekleştirip gerçekleştirmediğimi sordu. Gerçekleştirdiğimi söyledim ama bu cevap yüzünden günlerce rahatsızlık yaşadım çünkü gerçekleştiremediğim tek bir hayalim vardı. Bakıcı ailemin yanında kaldığım sıralarda, büyüdüğüm zaman sosyal hizmet görevlisi ya da avukat olmayı düşünmüştüm. Bronx Adliyesi’ndeki son evlatlık görüşmemde, birkaç soruyu cevaplamak üzere yargıcın ofisine çağırılmıştım. Sekiz yaşında bir çocuk olmama rağmen kitap dolu, ihtişamlı odaya hayran kalmış ve böyle bir işi nereden bulduğunu sormuştum. Yargıç gülerek “Çok çalış, okula git ve avukat ol,” demişti. Ben de kendi kendime söz vermiştim.

Yargıçla gerçekleştirdiğim konuşmadan otuz iki sene sonra, son hayalimi gerçekleştirmek için hukuk okuluna gittim ve memleketim New York’a geri döndüm. Her gün hukuksal işlerle haşır neşir olmama rağmen, en beklenmedik zamanlarda bile birileri ya bir ayrılık hikayesi anlatıyor ya da istismara dayalı ilişkisini bitirmek isteyen bir tanıdığından bahsediyordu. Onlarla kendi hikayemi paylaşmak zorunda hissediyordum ve ne zaman anlatacak olsam, insanlar daha fazlasını anlatarak başkalarına yardımcı olmamı bekliyordu. Ne zaman geçmişimi rafa kaldırmaya kalksam, yeniden önüme çıkaracak bir durum oluyordu ve aynı durumdaki insanlara umut vermem için hikayemi anlatmaya devam etmemi isteyen birileri mutlaka çıkıyordu.

Bunun için de “Geçmişi Atlatmak” ve “Ayrılığı Atlatmak” adında seminerler düzenledim; internet günlüğü tuttum, e-posta grupları kurdum ve haber bülteni oluşturdum. İnternet sayfamı, seminer katılımcılarının e-postalarına ve sorularına yanıt vermek için kullanıyordum. Fakat birkaç hafta sonra, seminere katılmamış olanlar da yazdıklarıma yorum yapmaya başlamışlardı. Çok kısa bir sürede internet sayfam gelişti ve dünyanın her köşesinden internet kullanıcıları seminerlerime katılmaya başladı. İnternet günlüğümün okuyucuları genişledi ve harika bir destek grubuna dönüştü; üyeler kendi aralarında konuşuyor hatta seminerlere birlikte katılıyorlardı. Sitenin yeni ziyaretçileri genelde çok büyük rahatsızlıklar yaşayan insanlardı ve gruba katılımları sıcakkanlılıkla karşılanıyordu. Sitedeki eski okuyucuların ise vefa borçlarını ödemesi bekleniyordu ve hepsi de ödüyordu. Halen ayrılık acısı yaşayanlar için destek verici ve sıcak bir kaynak olmuşlardı.

Öğrencilerim ve okuyucularım, iyileşmenin yol haritasını çizen bir kitap yazmamı istediler. Ben de yaşadıklarımı ve bildiklerimin bir kısmını paylaşmak adına bu kitabı kaleme aldım. Şu an sürdürdüğüm harika hayatı başlatan korkunç bir ayrılık yaşamıştım. Herkesin bu kadar güzel bir hayat yaşamasını istiyor, üstelik yaşayabileceklerine can-ı gönülden inanıyorum.

Bu kitap, tıpkı “Geçmişi Atlatmak” topluluğu gibi, ayrılık acısı çeken erkek ya da kadın, eşcinsel ya da heteroseksüel, genç ya da yaşlı – herkese hitap ediyor. Yas, dünyadaki herkesin yaşadığı bir duygudur ve atlatılması için gereken sabit adımları herkes uygulayabilir. Bu kitap, kaybettiği bir insanı atlatıp, nasıl mutlu ve sağlıklı bir hayat yaşayabileceğini merak eden herkese hitap ediyor.

Bu İlişkiyi Atlatabilirsiniz

“Ayrılığı Atlatmak” sayesinde gelecekteki ilişkilerinizi de daha iyi hale getirebileceksiniz. “Gözlem, hazırlık ve işleme” sistemimiz bu programı eşsiz kılıyor. Kalıcı bir değişim yaşamak için, etrafınızda ve kendinizde olan biten durumları gözlemleyerek değişime hazırlanacak ve sonra da bu değişimi hayatınıza işleyeceksiniz. Hangi adımı nasıl atacağınızı bu kitapta göreceksiniz.

Bu kitaptaki birçok teori ve tekniğin temeli, klasik ve çağdaş psikolojiye dayanıyor fakat “Ayrılığı Atlatmak” süreci hepsini yepyeni bir yöntemle ele alıyor.

Hem kendim, hem de birlikte çalıştığım insanlar sayesinde öğrenebildiğim kadarıyla insanlar sıkıcı, keyifsiz ve kişisel tatminden uzak yas iyileştirme programlarından ya da konuşma terapilerinden çabucak usanabiliyor. Olumlu düşünme ve içsel konuşmalar bir süre işe yarıyor olsa da çocukluktan kaynaklanan derin yaralar üzerinde yarar sağlamıyor. Bu yöntemlerin kendilerine has uygulama yerleri ve yararları olsa da, bu kitap sayesinde etkilerini çok daha güçlendirebileceksiniz.

Bu, bir kere okunup kenara bırakılacak bir kitap değildir. Aylar boyunca birçok kez kullanabilmeniz ve ihtiyacınız olan bölümü tekrar gözden geçirebilmeniz için bir rehber niteliğinde yazılmıştır. Terapi ya da diğer on iki adımlık tedavi programlarıyla birlikte veya onlara ek olarak kullanılabilir.

Dengeli bir yaşam, sağlıklı ve mutlu bir yaşam demektir. O noktaya ulaşabilmek için adımlarınızı da dengeli atmalısınız. Bu kitaptaki araçları birbirleriyle birlikte ve kendi hayatınıza uygun şekilde kişiselleştirerek kullanmanız gerekir.

Ayrılığı Atlatmak programı işlevseldir ve bu kitaptaki tavsiyelere uyup, sıraladığımız şekilde uygularsanız, tüm hayatınızı değiştireceksiniz. Son ayrılığınızı atlatmakla kalmayıp mutlu, sağlıklı ve bağımsız biri olacaksınız. Sonra da sizin gibi insanları kendinize çekeceksiniz.

İçsel acılarınızla yüzleşmekten kaçmayın.

Acı verici olabilir ama sonunda sizi çok güzel şeylerin beklediğini aklınızdan çıkarmayın.

Geçmişinizin enkazını temizleyin ve o güzellikleri bulun.

Karanlığa dalın ve yeni hayatınızı oluşturacak hazineyi oradan çıkarın.

İyileşmenin Yol Haritası:

Bu Kitap Hayatınızı Değiştirecek

Gerçek şu ki, kendimizi son derece keyifsiz, mutsuz ya da tatminsiz hissettiğimiz dönemler hayatımızın en değerli zamanları olabilir. Çünkü sadece böyle anlarda, rahatsızlığımızın da verdiği güçle, alışkanlıklarımızın dışına çıkıp farklı yollar ve gerçek cevaplar aramaya başlayabiliriz.

M. SCOTT PECK

Zordur ama olur.

Acıtır da.

Sizi bir zamanlar sevmiş olabilecek birini seviyorsunuz. Ya da karşılığında sizi sevebilecekmiş gibi davranmış ama artık öyle davranmayan birini. Ya da en basitinden, sizin gibi hissetmeyen ve sizin gibi hissetmeyecek olan birini.

Belki eski sevgiliniz de sizi çok sevmiş gibi görünmüştür. Fakat sonrasında ilgisini kaybetmiş ve karşılıklı aşkınız sürerken akla gelmeyecek şekillerde canınızı yakmıştır.

Belki karşısına yeni biri çıkagelmiştir ve eski sevgiliniz sizi terk etmiştir. Arkadaşlarınız, her konuda bu yeni insandan daha iyi olduğunuzu söylüyorlardır. Ama yine de eski sevgiliniz artık başka biriyle birliktedir. Sinirden köpürürsünüz çünkü bu yeni kişi sinsi yılanın tekidir ama eski sevgiliniz bunu göremez. Bu yeni kişi toy, ulaşılmaz, şımarık ya da düpedüz aptaldır. Nasıl olur da buna rağmen eski sevgiliniz ona bağlanmıştır?

Ya da belki başka biri veya başka bir sebep yoktur. Eski sevgiliniz günün birinde sizi sevmeyi bırakmıştır. Ya da sizin ona âşık olduğunuz gün size âşık olmayı becerememiştir. Bu daha da kafa karıştırıcı... Bir dakika! Benim yerime hiçbir şeyi mi seçiyorsun? Nasıl olur?

Ya da belki eski sevgilinizin aklı başka bir yöne kaymıştır. Bir şekilde depresif, üzgün ve dalgın biri haline gelmiştir. “Birinin bu yükü paylaşmasını istemez misin?” diye sormuşsunuzdur. Aldığınız cevap da “Lütfen beni yalnız bırak,” olmuştur. Çılgına dönmüşsünüzdür. Nasıl olur da onu terk ederek yardımcı olmanızı istemektedir?

Belki ayrılığı siz başlatmışsınızdır. Belki eski sevgiliniz başlatmıştır. Her hâlükârda, size kocaman bir acı kalmıştır. Ve gerçekten canınız yanar. Olup bitenleri aklınızda çevirip durursunuz. Nerede hata yaptınız ya da doğrusunu yapmayı beceremediniz? Yapmadığınız neyi yapmalıydınız? Yapmamanız gereken neyi yapmıştınız?

Kendinizi reddedilmiş ve “eksik” hissedersiniz. Gerçekten bir sorununuz olduğunu düşünmeye başlarsınız. Bu insanın sizi istemesini sağlamak için ne yapabileceğinizi merak edersiniz.

Orada durun.

Başka biri için değişmeyi unutun. Hangi yüce güce inandığınız fark etmez, sahip olmayı istedikleriniz için tanrıyla pazarlık etmeyi bırakın. Sırf bu dar kafalı insan sizi sevsin diye kendinizi kaybetmeyin. Bunu aklınızdan çıkarın!

Daha iyisine layıksınız çok daha iyisine. Ve bu kitap size buna nasıl ulaşabileceğinizi gösterecek.

Ayrılığın akıbetinde yaşayabileceğiniz yıkıcı süreç, aynı zamanda hayatınızı değiştirecek gelişmeler için harika bir fırsata dönüşebilir. Gönül yaranızın sancılarıyla kıvranırken inanılmaz gelse de, bu süreç kendi hayallerinizi gerçekleştirmeye en açık ve hazır olduğunuz, zengin ve verimli döneminiz olabilir. Ayrılık, hayatınızın kontrolünü elinize alıp -kendiliğinden olmasını beklemek yerine- olumlu değişiklikleri gerçekleştirebileceğiniz, sizi özgür kılacak bir dönem olabilir.

Ayrılık sonrası süreçte üç seçeneğiniz vardır. Birincisi, nafile çabalarla tüm vaktinizi ve gözyaşlarınızı eski sevgilinizi yeniden kazanmak için harcamaktır. İkincisi, hiçbir şey olmamış gibi hayatınıza devam etmeye çalışmak ve sizi yeniden aynı başarısız ilişkiye sürüklemiş olan yoldan ilerlemektir. Üçüncü seçeneğiniz de tam anlamıyla iyileşip, olanları gözden geçirerek sağlıklı ve sağlam bir hayat kurmanın yollarını öğrenmektir. Bu, sadece sizi daha mutlu etmeyecek, aynı zamanda size iyi gelecek ve size daha iyi davranacak biriyle gerçek aşkı bulma şansı da verecektir. Son seçeneğin sonsuz kat daha çekici olmasına ve uzun süreli mutluluk garantisi vermesine rağmen birçok insan birinciyi seçer ve o da işe yaramayınca ikinciye geçer. Neden mi? Çünkü üçüncü seçeneği nasıl gerçekleştireceklerine dair bir fikirleri yoktur, hayatlarının kontrolünü ellerine alamıyorlardır.

Yıllar içerisinde ayrılık sonrasında hayatlarında anlamlı değişiklikler isteyen ama bunu nasıl yapacaklarını bilemeyen danışanlarım, öğrencilerim ve okuyucularım oldu. Bir kadın “Boşandığım günden beri kendimi bir yol ayrımında hissediyorum ama ne tarafa döneceğimi bilemiyorum,” demişti. Başka bir danışanım da boşanmanın onu canlandıracağını düşünmüş fakat kararsızlıktan donup kalmıştı. “Yapmak istediğim çok şey vardı ama eski karım bir ev kuşuydu ve ben de bu yüzden birçok şeyden vazgeçmiştim. Hala bir şeyler yapmak istiyorum ama ayrılık acısı devam ediyor ve yapmak istediklerim gözümde büyüyor,” demişti.

Bir çift olmanın getirdiği sorumluluklar nedeniyle diğer seçeneklerin önünü kapatan bir hayat ritminiz olur. İlişkiniz sona erip, bu kısıtlamalar ortadan kalktığında yeni seçenekleri değerlendirebileceğiniz, hayattan ne istediğinize, nereye gideceğinize ve oraya nasıl varacağınıza karar verebileceğiniz eşsiz bir şans elde edersiniz. Fakat şaşkınlık ve ürkeklik sizi felç edebilir.

Son ilişkinize, başka bir şeyden kaçmak için mi atladınız? Şu anda elinizde olan bu fırsat sadece yaşam tercihlerinizi değil, duygusal durumunuzu da ilgilendiriyor. Ayrılık sonrasında terapiye ya da destek gruplarına katılan birçok insan, uzun zamandır iyileşmemiş yönlerini keşfediyorlar. Bir kadın bana “Erkek arkadaşımla birlikteyken, ilişkimdeki suistimallere ait tüm kötü anıları depolamıştım. İlişki bittiği anda anılarım geri döndü. Acımın üstesinden gelemiyordum,” demişti. Bir başka adam da evliliğinin bitmesi üzerine danışmanlık alıyordu ve terapistinin, genç yaşında annesini kaybetmesi üzerine yoğunlaşmasına şaşırmıştı. Dedi ki:

Kaybetmenin acısıyla başa çıkabilen biri hiç olamadım ve eşim beni terk ettiğinde o kadar üzüldüm ki, öleceğimi zannettim. Fakat sorun eşim değildi. Annemi kaybettiğim zamanları en başından yaşıyordum. O zamanlar yas tutmak için çok gençtim ve tutmadım. Sonrasında da ilişkilerimde yapışkan ve mızmız birine dönüştüm ve herhangi bir kayıp yaşamayı göze alamadım. Karım beni terk ettiğinde, geçmişe dönmem ve annemin ölümü için sonunda yas tutmam gerekti.

Belki de taşınmak ya da iş değiştirmek gibi sizi üzdüğünü fark etmediğiniz daha küçük kayıplarınız olmuştur. Belki daha önce çok da önemli bir kayıp yaşamamışsınızdır ve bu ayrılık sizin için ilk olmuştur. Çözümlenmemiş bir kaybınız olsun ya da olmasın, bununla nasıl başa çıkabileceğinizi öğrenmeniz yararınıza olacaktır.

Duygusal acıların bir de iyi yönü vardır – hayatınızı refah içinde yaşarken sorgulamadığınız şekilde sorgulamanız için size bir sebep verir. Eski ve çözümlenmemiş üzüntülerinizle birleşen yeni acınız, büyük bir kayıp yaşamadan farkına varamayacağınız sorunlarınızı görebileceğiniz bir noktaya gelmenize yardımcı olur.

Hem fırsatınız hem de isteğiniz olduğunda, hayatınızı içten dışa en iyi şekilde değiştirme şansınızı bu ayrılıkla elde etmiş olacaksınız. Ne yazık ki birçok insan bu şansı değerlendiremiyor çünkü özgürlüğün ilk esintisinden sonra yüzlerine çarpan yalnızlık gerçeği, bu değişim fırsatını gölgede bırakabiliyor. Duygusal acı o kadar büyük bir boyuta erişiyor ki, onu atlatma isteği yerini “daha iyi hissetme” ve her şeyi unutma dürtüsüne bırakıyor. Ayrılığı atlatmayı her şekilde istemenize rağmen, yalnız yaşamak korkutucu ve belirsizliklerle dolu göründüğü için bu neredeyse imkansız gibi görülebiliyor.

Seminerlerimin birinde bir adam “O kadar uzun süredir birlikteydik ki artık kim olduğumu bile bilmiyorum,” demişti. Bir kadın da “Birçok şey yapmak istiyorum ama bu süreci nasıl atlatacağımı ve tek başıma nasıl ayakta kalacağımı bilmiyorum. Bazı günler evden ayrılmakta bile zorluk çekiyorum. Yalnız kalmamak adına öylesine birini bulmaktan korkuyorum,” demişti.

Güvensizlik hissi sizi ele geçirebilir; kendinizi çirkin hissedebilir ya da ömrünüzün sonuna kadar yalnız kalacağınız korkusuna kapılabilirsiniz. Karar ve planlarınızın ne kadar akla yattığını sorgulamaya başlayabilirsiniz. Belki yeniden öğrenci olmak, yeni bir hobi edinmek ya da başka bir yere taşınmak istemişsinizdir ama artık bunlar gereksiz birer saçmalık olarak görünüyordur. Kararsızlık sizi yerinize çivilediğinden özgüveniniz de yerle bir olmuş olabilir. Yeni hayatınıza dair planlarınızı beklemeye alabilirsiniz çünkü bilinmedik yerlere yönelmek size ürkütücü geliyordur. Yeni bir ilişki arama zorunluluğu ya da eski ilişkiye geri dönme meyli –veya hiçbir şey yapmadan yeni birini bekleme isteği– içinize yerleşebilir.

Yen bir ilişkiye başlamanız ya da hayatınızı değiştirme planınızdan vazgeçmeniz hiçbir şeyi iyileştirmeyecek, sadece geçici bir çözüm üretecektir. Hatta yeni bir ilişkiye başlasanız bile muhtemelen eskisinin aynı bir durumla karşılaşırsınız çünkü hiçbir şey öğrenmemiş ve ayrılığın acısını atlatmamış olursunuz. Umut ve hayallerinizi beklemeye almak, isteğinizi azaltmayacaktır. Sadece, bir sonraki ilişkiniz de bittiğinde, onları daha önce gerçekleştirmediğiniz için pişmanlık yaşıyor olacaksınız.

Şu an yapabileceğiniz en iyi şey bu meşakkatli yola hiç düşünmeden dalmak, acınızı iyileştirmek, plan yapmak ve hayatınızı değiştirmek olacaktır. Peki, karşınızda acı, gelecek korkusu ve gündelik işler dururken bunları nasıl yapabileceksiniz?

Sizi yönlendiren bir durum olmadan bunu başaramayacağınızı düşünüyorsanız, kesinlikle haklısınız. Ayrılık sonrası düştüğünüz bilinmeyen toprakların içinden bir rehber olmadan çıkmanız çok zordur ve insanlar da zaten bu yüzden kararsız, ürkek tavırlarıyla yeni bir ilişkiye dalma endişelerini dile getiriyorlar. “Ayrılığı Atlatmak” da bu süreçte sizin tam ihtiyacınız olan yol haritanız görevini görüyor. Kaybettiklerinizle nasıl yüzleşeceğinizi, geçmişi nasıl değerlendireceğinizi, geleceğinizi nasıl elinize alacağınızı ve gününüzü daha iyi bir hale nasıl getireceğinizi adım adım anlatarak kararlılığınızı korumanızı, fark yaratmanızı ve yaptıklarınızı başka şekillerde yapmanızı sağlayacak. Yeni ve sağlıklı bir ilişki edinmenin yollarını görecek, bekarlığın keyfini geçici bir süreliğine ya da isteğinize bağlı olarak kalıcı şekilde nasıl süreceğinizi keşfedeceksiniz. Artık kendi başınıza karar vermeniz gerekmiyor! Yeni ve mutlu hayatınıza giden yolda güvenilir bir rehberiniz var.

Add Your Tags:


Use spaces to separate tags. Use single quotes (') for phrases.
Sizin için Seçtiklerimiz

Kaderinizin Rengi Karakterinizde Gizli

₺22 ₺ 11

Karşı Konulmaz Kadın Olun!

₺18 ₺ 9

ABBAS

₺20 ₺ 10

İlişkilerin Kırılma Noktası

₺18 ₺ 9

Prensi Öptüm Kurbağa Oldu

₺18 ₺ 9

İlişkilerin Kırılma Noktası

₺18 ₺ 9

Ayşe'nin Kırmızı Ruju

₺ 25

Erkeğin Pin Kodu

₺20 ₺ 10

Paradan Mektup Var!

₺14 ₺ 7

Ayrılığı Atlatmak

₺20 ₺ 10

Değişim ve Dönüşüm Günlüğüm

₺34 ₺ 17

Aslında Çok Kolay

₺22 ₺ 11

Aşk Yetmediğinde

₺23 ₺ 11

Ses Ver İlham Ver

₺25 ₺ 12

Acemi Çöpçatan

₺19 ₺ 9

Kocam

₺23 ₺ 11
Yeni
Dolunay Kırmızısı

Dolunay Kırmızısı

₺25 ₺ 12
Adres:
Şakir Kesebir Cad. Gaziumurpaşa Sk. Balmumcu Plaza II No: 32 Daire: 14 Balmumcu / Beşiktaş / İSTANBUL
Telefon:
+90 212 347 83 70

 
Fax:
+90 212 288 76 35

 

Tara Kitap

Biz; kitapları okumadan önce koklayan, ‘ille de kitap kokusu’ diyen; ilgimizi çeken her kitaba çocukça bir iştahla sahip olmak isteyen birkaç kitap arsızıyız.

Dünyanın farklı köşelerinden, büyük bir heyecanla seçtiğimiz kitapları dondurma gibi yalayıp yutuyor ve henüz Türkçeye çevrilmemiş olanları dilimize kazandırmak için çalışıyoruz.

Modern dünyanın dinamikleri hepimizi biraz köşeye sıkıştırdığı, bazen nefes alacak bir alan bile bırakmadığı için, kitap seçerken ‘içimizi ferahlatacak’, ‘kişisel gelişimimize katkıda bulunacak’ ve ‘gündelik hayatımıza dokunabilecek’ türde kitaplara yöneliyoruz.

    E-Posta Bültenimize Üye Olun