Dolunay Kırmızısı

Dolunay Kırmızısı

₺ 25 ₺ 16,25

Yazar: Haşmet Işıklı
Çevirmen:
ISBN: 978-605-81475-1-5
Sayfa Sayısı: 228
Dili: Türkçe
Yayınevi: Tara Kitap

 

Fijital Nedir?

Fijital (phygital) kavramı fiziksel ile dijital deneyimlerin harmanlanmasından oluşur.

Neden Fijital Roman?

Kimisi kâğıdın kokusunu duymadan, satır altlarını çizmeden, eliyle kitaba dokunmadan okuduğundan keyif almaz. Kimisi de dijital dünyaya daha meyillidir ve ‘izleme’ kültürüne kitaplardan daha yakın durur.

Biz bu romanı hem fiziksel hem de dijital dünya severler için ‘fijital’ de birleştirdik.

Fijital Roman (İzlenen Kitap) Nasıl Okunur?

‘Dolunay Kırmızısı’ aynı zamanda da bir devam kitabı olduğu için bizim tavsiyemiz öncelikle ilk kitap olan ‘Abbas’ın özetini okumanız ve ondan sonra romana başlamanız yönünde olacaktır.

Romanın akışı esnasında ilk sayfadan başlayarak QR kodlar göreceksiniz. Akıllı telefonlarınızdaki QR kod okuyucu programları kitapta yer alan QR kodların üzerine tuttuğunuzda, romanda geçen sahneleri ‘kısa filmler’ şeklinde izleyebileceksiniz.

İsteyen önce tüm romanı okur ve kısa filmleri kitabı bitirdikten sonra izler; isteyen bir yandan kitabı okurken bir yandan da sırası gelen QR kod izler.

Keyifli okumalar, iyi seyirler.

Muayenehanede işimi bitirmiş oturuyordum. Son hastam az önce çıkmıştı. Bir yorgunluk vardı üzerimde, hâlsiz ve neşesizdim. Oysa çok yorulmamıştım ve herhangi bir sebep de yoktu böyle hissetmem için. Koltuğumdaydım, kafam boştu, sanki bir unutkanlık beyin kıvrımlarımda dolaşıyordu. Acıtıyordu canımı. O anda kapıda bir ses... Birisi tak tak kapıyı vuruyordu. Kimdi acaba? Reçete almaya gelen bir hastam mıydı? Ya da yoldan geçen birisi bilgi almak mı istiyordu? Apartman görevlisi, şu, bu... Aklımdan bir sürü insan geçti. Kalkıp ayaklarımı sürüyerek kapıya doğru yöneldim. Neyin nesiydi bu yorgunluk? Daha sabah seke seke, hoplaya zıplaya gelmiştim muayenehaneye. Göğsümde ve çenemde hafif bir ağrı, bir çarpıntı hissettim. Kuş gibiydi kalbim, uçup gidecekti sanki. Kapıya bu halde ulaştım ve açtım.

O anda donup kaldım. Kara gözleri ve her zamanki şıklığıyla Abbas karşımdaydı. Ciddi ve donuktu gözleri. Şaşkındım ama onu ne kadar özlediğimi fark ettim.

“Aşk olsun, bunca yıl sonra özlemle ve gülümseyerek bakacağına böyle donuk ve karanlık mı bakıyorsun?” dedim.

O anda hafif bir gülümseme yayıldı yüzüne, sımsıkı sarıldık. “Özledim” dedi, “Senin de beni özlediğini hissediyorum.”

“Ee?” dedim, “O zaman?”

“Biliyorsun” dedi.

“Biliyorum” dedim.

“Belirtilerin de farkındayım, biliyorsun ben doktorum, her ne kadar psikiyatrist olsam da... Çilek reçeli getirdin değil mi?"dedim ve gittikçe artan ağrıma rağmen kahkahalarla güldük karşıklı.

Abbas’a sarılmak ve o kahkaha ağrılarımı geçirmişti bir anda. İçeri buyur ettim: “Gel, konuşacak çok şey var. Gerçi sen biliyorsundur ama...”

“Olsun, senin anlatman çok daha farklı” dedi.

Oturduk koltuklara karşılıklı. Gözlerimden yaşlar boşanıyordu, özlemiştim.

“Bir şey içer misin?’’ dedim şaşkınlığım hâlâ üzerimde. “Sana verdiğim kırmızı sıvı duruyor mu?” dedi.
“Evet” dedim, “Evet, duruyor.”

Hemen dolaptan çıkardım, mutfağa koşup iki bardak getirdim, kırmızı sıvının ışığı bunca yıla rağmen hiç sönmemişti. Aynı ışık, aynı tanımlanamaz kırmızı. Hep içmek istemiştim, elim gitmiş ama içememiştim. Bardaklara doldurdum.

“İçmedin mi?” diye sordu.

Mahcubiyetle “Hayır’’ diye kekeledim.

“Oysa sana bırakmıştık istediğin anlarda içmen için, sanırım hiç bitmeyeceğini söylemeyi unuttuk’’ dedi ve bir kahkaha attı.

“İstemedin mi, ihtiyaç mı olmadı, yoksa biter diye mi korktun?” dedi.

“Son seçenek” dedim. “Sizinle bu dünyada aramdaki son bağ gibi hissettim, dokundum ama her seferinde elimi çektim.”

Yorum yapmadı, sadece hafifçe gülümsedi. Bardaklarımıza doldurdum ve içmeye başladık. Bir süre suskunluk oldu. Gülümsüyordu sürekli, beni görmek ona da iyi geldi diye bir düşünceye kapıldım. Duygularını tam ayırt edemesem de hoşuma gitti.

Beklediğimin aksine sohbet etmedik. Bardaklarımız boşalınca kalktık ve sanki önceden sözleşmiş gibi muayenehaneden çıktık. Apartmanın ağır kapısını açtım, önce Abbas, ardından ben geceye çıktık.

Add Your Tags:


Use spaces to separate tags. Use single quotes (') for phrases.
Sizin için Seçtiklerimiz

Karşı Konulmaz Kadın Olun!

₺18 ₺ 13

ABBAS

₺20 ₺ 14

İlişkilerin Kırılma Noktası

₺18 ₺ 13

Prensi Öptüm Kurbağa Oldu

₺18 ₺ 13

İlişkilerin Kırılma Noktası

₺18 ₺ 13

Ayşe'nin Kırmızı Ruju

₺19 ₺ 14

Erkeğin Pin Kodu

₺20 ₺ 14

Ayrılığı Atlatmak

₺20 ₺ 14

Aşk Yetmediğinde

₺23 ₺ 17

Acemi Çöpçatan

₺19 ₺ 14
Yeni

Kocam

₺23 ₺ 16
Yeni

Dolunay Kırmızısı

₺25 ₺ 16,25
Adres:
Şakir Kesebir Cad. Gaziumurpaşa Sk. Balmumcu Plaza II No: 32 Daire: 14 Balmumcu / Beşiktaş / İSTANBUL
Telefon:
+90 212 347 83 70

 
Fax:
+90 212 288 76 35

 

Tara Kitap

Biz; kitapları okumadan önce koklayan, ‘ille de kitap kokusu’ diyen; ilgimizi çeken her kitaba çocukça bir iştahla sahip olmak isteyen birkaç kitap arsızıyız.

Dünyanın farklı köşelerinden, büyük bir heyecanla seçtiğimiz kitapları dondurma gibi yalayıp yutuyor ve henüz Türkçeye çevrilmemiş olanları dilimize kazandırmak için çalışıyoruz.

Modern dünyanın dinamikleri hepimizi biraz köşeye sıkıştırdığı, bazen nefes alacak bir alan bile bırakmadığı için, kitap seçerken ‘içimizi ferahlatacak’, ‘kişisel gelişimimize katkıda bulunacak’ ve ‘gündelik hayatımıza dokunabilecek’ türde kitaplara yöneliyoruz.

    E-Posta Bültenimize Üye Olun