Erkeğin Pin Kodu

Erkeğin Pin Kodu

₺ 20 ₺ 12

Yazar: Baturay Özden
Çevirmen:
ISBN: 9786056574092
Sayfa Sayısı: 144
Dili: Türkçe
Yayınevi: Tara Kitap

 


Kadınların ortak meselesidir; doğru erkeği bulmak, onu elde etmek ve kaçırmamak. Bunun için arka arkaya kahvelerin içildiği, stratejilerin belirlendiği 'kızlar meclisi' kurulur ve sonuç hep aynıdır: 

-Piyasada evlenilecek adam mı var?
-Gözü dışarıda, beni görmüyor.
-Tam öküz, gözüne soktum tek taşı anlamadı!
-O aşık olup evlendiğim adam şimdi kış uykusunda!

İlişki Koçu Baturay Özden, "Erkeğin Pin Kodu " kitabında kadınların merak ettiği tüm soruları somut örneklerle yanıtlarken; "Erkek neden aldatır?" tarihi sorusunu da yaşanmış olaylarla masaya yatırıyor ve zeki bir erkek için 'O kadın'ı mutlu etmenin hazzı yüzlerce kadınla birlikte olmaktan daha büyüktür' diyor.

Kitabında 'o kadın' olmanın tüyolarını da veren yazar, kadınlara 'Her gün beni sevmenin yeni bir yolunu bulan bir kadın için çabalamayı bırakır mıyım sizce?' diye soruyor ve: 
"Her erkek hayatının kadını olduğunuzu anlar, yeter ki siz ona anlatın. Erkeğinizin her şeyi olun; aşkı, arkadaşı, dostu, sırdaşı, dert ortağı... Ama asla biblosu olmayın."
(Tanıtım Bülteninden)
 

ARKADAŞ, SEVGİLİ, KANAAT ÖNDERİ OLUN 

Erkekler neden aldatır?  

Bu soru insanlık tarihi kadar eskidir. İlk insandan beri, erkekler eşlerini aldattı. Tabii ki ‘tüm erkekler aldatır’ yanlış bir varsayımdır. Sadık erkek sayısı aldatanlardan daha çoktur. Aldatan erkeklerin birçok sebebi var ancak en acı olandan başlayalım. 

Biyolojik olarak tek eşlilik erkeklere göre değildir. Çünkü yeryüzünde yılın 365 günü üreme kapasitesine sahip tek canlı, insanın erkeğidir. Bu demek oluyor ki, “Genlerimi aktarmak, soyumu devam ettirmek için her gün benim için doğru gün...” Kadınlar hayatları boyunca en fazla 400 civarı yumurta üretebilirken erkekler milyarlarca sperm sahibi. Fakat soyumuzu devam ettireceğiz diye her gün bir kadını hamile bırakma peşinde koşmayız. 

İşin biyolojik tarafı erkeklerin aldatmasını haklı gösterir gibi dursa da aslında tam tersi. Çünkü artık milyonlarca yıl önceki atalarımızdan çok daha yüksek zihinsel fonksiyonlara sahibiz. Haliyle onlar gibi davranmamız pek doğru olmaz ve bizi haklı çıkarmaz. Aldatmak üzerine söylenecek birçok şey var ancak şununla başlamak en doğrusu; sorun asla aldatılan tarafta değil, aldatandadır. Eğer erkek arkadaşınız sizi aldatıyorsa bu kesinlikle sizde bir şeyler eksik olduğu için değildir. Dürüst bir erkek asla aldatmaz. Düzgün bir şekilde mevcut ilişkisini bitirir ve hayatına devam eder çünkü aldatmak saygısızlıktır. 

Aldatmak kişinin kendisindeki bir eksikliği, yetersizliği tatmin etme yoludur. Hâlâ aynı anda birden çok kadınla birlikte olmayı marifet zanneden ve bununla övünen erkekler mevcut. Bu biraz da toplumsal olarak erkeklere aşılanan “Ne kadar çok kadınla birlikte olursan o kadar adamsın” mesajıyla da ilgilidir. Oysa gerçek tam tersi. Asıl adamlık 3-5 kadını bir arada idare etmek değil, bir kadını mutlu edebilmek. 

İlginç olan ise günümüzde kadınların da en az erkekler kadar aldattığıdır. Bunun sebebi yoğun iş hayatının ve yaşam mücadelesinin de etkisiyle kadınların maskülen enerjisinin artması. Eskiden aldatılmaktan korkan kadınlar bugün part- nerlerini aldatır hale geldi. Maskülen enerji arttıkça erkeklerin yetersizlik duygusu kadınlara da geçti. Ne kadar fazla kadınla birlikte olduğu ile açıkça övünen erkeklerin karşısında ne kadar fazla erkekle birlikte olduğuna sinsice sevinen kadınlar var. Kendini tam ve bütün hisseden hiç kimse partnerini aldatma gereği duymaz. 

Bir kadın danışanımın hikayesini sizlerle paylaşmak istiyorum. 

33 yaşında kurumsal bir şirkette yönetici pozisyonunda olan danışanım Meltem ile şirketlerinde verdiğim bir eğitimde tanıştım. Eğitim sonrasında yanıma gelerek 4 yıllık evliliğinde bazı problemler olduğunu, koçluk almak istediğini söyledi ve seanslara başladık. 

İlk 3-4 görüşmemizde yetersizlik duygusu, geçmişten gelen korkularının bugünkü kararlarını nasıl olumsuz etkilediği gibi konular ortaya çıktı. Dördüncü görüşmeden itibaren evliliğinde yaşadığı sorunlar üzerine konuşmaya başladık. Büyük bir aşkla evlenmişler, evliliklerinin ilk 3 yılı muhteşem geçmiş; harika tatiller, mutlu seks... Son bir yıl ise bu ateşli aşkın yerini buzullar almış. Ağzımı açık bırakacak kadar beni şaşırtan bu hikayenini tamamını Meltem’den dinleyelim: 

“Ortak arkadaşlarımız sayesinde tanışmıştık; ilk görüşte aşk dedikleri şeyi ben Cenk ile yaşadım. Tanıştığımız günün ertesinde hemen baş başa yemek yedik. Çok güzel bir İtalyan restoranında harika şaraplar ve bol kahkahayla bir gece ge- çirdik. Cenk şarapları o kadar iyi biliyordu ki sanırım resto- randaki şarapların yarısını denedik. O anlattıkça ben ona aşık oluyordum. Hafif çakır keyif olduktan sonra ‘Seni eve bıraka- yım, ikimiz de arabayla çıkmayalım’ dedi. Kabul ettim. Sitenin kapısından girdik, apartmanın önünde durduk. Durduğumuz anda takside onca yolu el ele geldiğimizi fark ettim. Kapımı açmak için aşağı inerken taksiciye, ‘Biz Etiler’e devam edeceğiz’ dedi. O an kalbimde bir acı hissettim. Çok ilginç bir şekilde yanımdan ayrılmasını hiç istemiyordum. Ve öyle de oldu. Bir- likte yukarı çıktık. Daha asansörde öpüşmeye başlamıştık. Biriyle bu kadar çabuk birlikte olacağımı hiç düşünmezdim ama o gece Cenk ile birlikte olduk. Sabah gözümü onun kollarında açınca diğer tüm sabahlarımın bu şekilde olmasını diledim. İşte böyle başladı bizim aşkımız. 6 ay içinde evlendik. Her fırsatta dünyanın farklı yerlerine tatile gidiyor, liseli aşıklar gibi eğleniyorduk. Harika bir seks hayatımız vardı. Sevişmeden uyuduğumuz bir gece neredeyse hemen hemen hiç yoktu. Evin farklı yerlerinde birlikte oluyor, aklımıza gelen her şeyi deniyorduk. Yani sıra dışı bir seks hayatımız vardı ve ikimiz de bundan çok mutluyduk. Bir müddet sonra Cenk iş yerinde sorunlar yaşamaya başladı; beklediği terfiyi alamadı, eve geç saatlerde ve gergin gelmeye başladı. İlk başlarda bu durumun ilişkimize bir yansıması yok gibiydi. Ama önce kahkahalarımız azaldı ardından haftada bir iki kez beraber olmaya başladık. Zamanla düzelir diye bekledim ama beni sürekli kendisini anlamamakla suçluyordu. Oysa elimden geleni yapıyordum. Bu şekilde geçen 6-7 ayın sonunda artık hayatında başka  birinin 

olduğundan şüphelenmeye başladım. Çünkü mutsuz ve umutsuz kocam birden kendine tekrar dikkat etmeye, giyimine özen göstermeye başladı ama bana karşı olan davranışlarında hiçbir değişiklik yoktu. Bir gün şirket eğitimi olduğunu, Sapanca’da bir otelde kalacaklarını söyledi. O an derin bir şüphe hissettim çünkü yalan söylediğini anlıyordum. Cumartesi sabahı, bir eğitim için fazlasıyla hazırlık yaparak evden çıktı. Ben de birkaç saat sonra o söylediği otele doğru yol aldım. Lobiye girdiğimde kalbim ağzımdan çıkacak gibiydi, haklı çıkmamak için dua ediyordum. Ya haksızsam, Cenk beni görürse ne derim diye aklımdan onlarca şey geçerken SPA’ya giden asansörün önünde Cenk ve yanındaki kadını gördüm. Aylardır yüzü gülmeyen kocam kocaman bir tebessümle kadına sarılmış, şakalaşıyor ve öpüşüyorlardı. İşte o an donakaldım. Yüreğimdeki ağırlığı anlatabilecek kelimeleri bile bilmiyorum.” 

Meltem bunları anlatırken gözlerinden yaşlar boşalıyordu. Ancak kelimelerinin arkasında üzgünlüğün dışında başka duygular da vardı ve ben bunu görebiliyordum. Meltem kızgındı. İlk başta bunun çok doğal olduğunu düşünerek seansa devam ettim ancak kızgınlığı başka duygularla perçinleniyor ve onu öfkeyle aksiyon almaya doğru itiyordu. Seansı toparladık, ev ödevleri konusunda sözlü mutabakatımızı yaptık ve bir sonraki görüşmenin tarihini belirleyerek ayrıldık. Belirlediğimiz görüşmeden iki gün önce Meltem’den bir telefon aldım. İnanılmaz enerjik bir sesle kendisini çok iyi hissettiğini, görüşmeyi bir hafta ertelemek istediğini söyledi. Ben bir taraftan Meltem’in iyi olmasına sevinirken bir taraftan da bu kadar hızlı bir değişimin gerçekçi olmadığını düşünüyordum. Merakla beklediğim buluşma günü geldi ve Meltem bu mutluluğunun nedenini anlattı: 

“Baturay, o kadar mutluyum ki anlatamam. Seninle görüşmemizden sonra söylediklerini çok düşündüm. Kendimi suçlamayı bıraktığım anda gerçekten özgürleştiğimi hissettim. 

 defalarca birlikte oldum. Sanırım seksin ve intikamın zevki birleşmiş olsa gerek, daha önce böyle bir zevk yaşamamıştım. İşimiz bitince Cenk’e her şeyi anlattım. Telefonundan sevgilisini arayarak konuşturdum. Kendisini kurtarmaya çağırmasını söyledim. Çünkü ben zaten kıyafetlerimi toplamış ve arabaya koymuştum. Dış kapının ve kelepçelerin anahtarını kapının önüne bırakarak evden çıktım.” 

Yıllardır birçok danışanım ile aldatılma üzerine seans yaptım. Birçok kızgın partner gördüm. Ancak böyle bir intikam beni bile şaşırttı. Meltem’le iki seans daha yaptık ve çalışmayı tamamladık. Cenk onu bir daha aramadı, asla yüz yüze gelmediler. Avukatları vesilesi ile boşandılar; Meltem ile Emrah evlendi. 

Bu hikayenin içinde de en az aldatmak kadar sağlıksız dav- ranışlar söz konusu. Aldatılma travmasının insanlara neler yaptırdığının uç bir örneği. 

Erkekler neden aldatır sorusuna geri dönersek eğer, sağlıklı bir erkeğin tüm psikolojik ihtiyaçlarını karşılayan bir kadını asla aldatmayacağını söyleyebilirim. Eğer partnerinizin arkadaşı, sırdaşı, azgın orospusu, rahibesi, akıl hocası olursanız, sizin kurtarıcınız, evinizin erkeği, en büyük önceliğiniz olmasına izin verirseniz asla aldatılmazsanız. 

Biz erkekler asla büyümeyen çocuklar gibiyiz. Kızgınlıklarımızı kolayca geçirebilecek tüm donanımlara sahipsiniz. Sevginizi, şefkatinizi, duygusallığınızı, seksiliğinizi kullanın üzerimizde. 

KADIN İSTEMEZSE YAPRAK KIMILDAMAZ!

Kariyeri ve parası olan erkek, aldatmayı kendine bir hak mı görüyor?

Çoğunlukla evet. “Ben bu koltukta oturuyorsam o hatunu götürürüm arkadaşım!” zihniyeti birçok erkekte var. Hatta erkeklerin zengin olma motivasyonlarının temelinde daha fazla kadınla yatabilmek var. Bunun farkında olan birçok marka da bu duyguya oynar. Erkeklerin Ferrari’yi işlerine daha hızlı gitmek için satın aldığını düşünmüyorsunuz herhalde?

Kadın istemezse hiçbir şey olmaz. O yüzden zengin adamlarla birlikte olmak için kuyruğa giren kadınlara bir bakmak lazım. O zengin adamlar “Gelin bizimle yatın” diye kadınları tehdit edip, kafasına silah mı dayıyor. Tabii ki hayır.

Adamın teknesinde tatil yapmak, iki üç pahalı hediye aldırmak, otobüse bineceğine son model arabalarla gezip lüks restoranlarda takılmak için o kız gidip adamın üstüne atlıyor. Tabii ki ahlaklı ve etik davranan bir erkeğin ne olursa olsun eşini aldatmaması gerekir. “Ne yapayım yani o verdi, ben de aldım” gibi bir açıklamayı hiçbir onurlu kadının kabul edeceğini düşünmüyorum. 

 

Add Your Tags:


Use spaces to separate tags. Use single quotes (') for phrases.
Sizin için Seçtiklerimiz

Kaçıncı Çocuksunuz

₺20 ₺ 12

Kaderinizin Rengi Karakterinizde Gizli

₺22 ₺ 13

Şimdi Değiş!

₺19 ₺ 11

Karşı Konulmaz Kadın Olun!

₺18 ₺ 11

ABBAS

₺20 ₺ 12

İlişkilerin Kırılma Noktası

₺18 ₺ 11

Prensi Öptüm Kurbağa Oldu

₺18 ₺ 11

İlişkilerin Kırılma Noktası

₺18 ₺ 11

Erkeğin Pin Kodu

₺20 ₺ 12

Ayşe'nin Kırmızı Ruju

₺19 ₺ 11

Erkeğin Pin Kodu

₺20 ₺ 12

Ayrılığı Atlatmak

₺20 ₺ 12

Değişim - Dönüşüm Kartlarım

₺41 ₺ 25
Yeni

Aslında Çok Kolay

₺22 ₺ 13
Yeni

Aşk Yetmediğinde

₺23 ₺ 14

Değişim ve Dönüşüm Günlüğüm

₺34 ₺ 20
Adres:
Şakir Kesebir Cad. Gaziumurpaşa Sk. Balmumcu Plaza II No: 32 Daire: 14 Balmumcu / Beşiktaş / İSTANBUL
Telefon:
+90 212 347 83 70

 
Fax:
+90 212 288 76 35

 

Tara Kitap

Biz; kitapları okumadan önce koklayan, ‘ille de kitap kokusu’ diyen; ilgimizi çeken her kitaba çocukça bir iştahla sahip olmak isteyen birkaç kitap arsızıyız.

Dünyanın farklı köşelerinden, büyük bir heyecanla seçtiğimiz kitapları dondurma gibi yalayıp yutuyor ve henüz Türkçeye çevrilmemiş olanları dilimize kazandırmak için çalışıyoruz.

Modern dünyanın dinamikleri hepimizi biraz köşeye sıkıştırdığı, bazen nefes alacak bir alan bile bırakmadığı için, kitap seçerken ‘içimizi ferahlatacak’, ‘kişisel gelişimimize katkıda bulunacak’ ve ‘gündelik hayatımıza dokunabilecek’ türde kitaplara yöneliyoruz.

    E-Posta Bültenimize Üye Olun