GÜNEBAKANLAR

GÜNEBAKANLAR

₺ 29

Yazar: Sedat Palut
Çevirmen:
ISBN: 978-605-06558-6-5
Sayfa Sayısı: 96
Dili: Türkçe
Yayınevi: Tara Yayınevi ve Eğitim Hizmetleri Danışmanlık Ltd. Şti.

 

Arka Kapak Yazısı :

Yusuf, kalkıp pencere kenarına gidiyor, perdeyi aralayıp dışarı bakıyor, gün ağarmış, adımlar daha yavaş, zamanın yorgunluğuna uygun, perdeyi çekip masanın başına geçiyor, birbirine ait olmayan cümlelere bakıyor, ait olmayan cümleler...

“biz, artık birbirimize ait değil miyiz?
“şiirin sözcükleri gibi davranmadıkça, hayır.”

İstanbul’un arka sokaklarından çok katlı plazalara, eski bir aşkın hatırasından aldatılmanın soğuk iklimine, kendi belleğinde hapsolmuşluktan dünyanın tekinsiz gerçekliğine yol alanlar arasında dolanıyor Günebakanlar. Birbirinden farklı seslerle örülmüş sekiz öyküyle azınlıkların, çocukların, kadın ve erkeklerin dünyasında anlatılanlar kadar anlatılamayanların da hüküm sürdüğünü yeniden anımsatıyor.

 

Sedat Palut’un Günebakanlar kitabındaki hikâyeler, abartısız, sade anlatımları, serinkanlı ve mesafeli yaklaşımları, geçmişe, eski Yeşilçam klasiklerine göndermeleriyle çarpıcı kısa filmlere benziyor.

 

Ümit Ünal

Senarist ve Yönetmen

Yazar Hakkında:

1980 yılında İstanbul'da doğdu. Aslen Erzincan, Refahiyelidir. 2006’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tarih Bölümü’nü bitirdi. O tarihten beri öğretmenlik yapıyor. Üniversite yıllarında başladığı kitap, sinema, tiyatro yazılarına çeşitli gazete ve dergilerde devam ediyor. Esra’nın Alkarası,

Elif ’in babası.

Kullanılan Reklam Mecraları :

Tara Kitap sosyal medya hesapları

Kasımpaşa’nın Çamuru

İtalya’da yedi ay kaldım. Kötüydü orada çalışmak. Yemeği falan... Bir gemide çalışmanın en kötü tarafı sürekli denizde olmaktır, insan karayı görünce sevdiğine kavuşmuş gibi oluyor; bir gemide çalışmanın en iyi tarafıysa yine denizde olmaktır, insan denizde kirlenmiyor, karada çok kötülük var.

Gemi Haliç’e demir atınca, arkadaşların eğlenme teklifine aldırış etmeden, eve doğru yola koyuldum. Kasımpaşa’nın sırtından aşağı çamurlu yolda yürüyüp ahşap evlere bakarken içimi bir hüzün kapladı. Bir daha gitmek istemiyorum buradan, dedim kendime. Hanımdan, sevdiğim iki kızımdan aylarca uzak kalmak... Sonra durumumuzu düşündüm, bu gemi işini bulmadan önce İstanbul’da dolaştığım kapıları...

Kapıyı büyük kızım açtı, Aysel. Dokuz yaşında. Parlak, sarı saçlı. Sarıldı hemen. Yanağıma ıslak bir öpücük bıraktı. Sesimi duyan küçük kızım sallanarak geldi yanıma. Gönül. Yedi yaşında. İsteksizce, nasıl olduğumu sordu. Ellerimdeki, İtalya’dan getirdiğim poşetleri aldı. Eteklik, ucuz kumaşlar... Selma...

Selma’yı aradım. Kapıda karşılamadı beni. Hasta mıydı? Aysel’e sordum. Odada olduğunu söyledi. Yatak odasına girmeden eve şöyle bir baktım. Uzun zaman boş kalmış bir ev gibi... Ruhsuz, tozlu... Yatak odasının kapısını çalmadan açtım. Selma uzanmış yatıyordu, üstüyle. Uyumamıştı. Beni görünce kalktı. “Hoş geldin,” dedi. Soğuktu. Yanına gittim. Elimi alnına koydum, “İyi misin?” diye sordum. “İyiyim,” dedi. Sabah gittiğim işten akşam dönmüşüm gibi davranıyordu. Odadan çıktı.

Çıkıp mutfağa, Selma’nın yanına gittim. Sandalyeyi çekip oturdum. Kırmızı uzun eteğine, pembe kazağına, hareket ettikçe yüzünde oynayan siyah benine uzunca baktım. Özlemişim Selma’yı.

Selma sofrada hiç konuşmadı. Düşünceli ve sessizce yemeğini yiyordu. Üzerimde öyle bir yorgunluk vardı ki bu derin sessizliğin nedenini sorgulamak istemiyordum, bugünün yarını da vardı. Çocuklara okulun nasıl gittiğini sordum. İyi olduğunu söylediler. Gönül, ablasının ileride Cumhuriyet’in güzellik yarışmasına katılacağını söyledi. Odalarına hep geçmiş yıllardaki güzellerin fotoğraflarını asmış. Aysel kardeşine ters ters baktı. Bunun hesabını soracağını söyledi.

Söylediklerini çocukluklarına verdim, sesimi çıkarmadım. Selma’dan masayı donatmasını isteyecektim, sonra vazgeçtim. Biraz Yorgo’yla vakit geçirmek beni kendime getirir, diye düşündüm. Evden çıkarken kızlarımı öptüm, Selma’ya uzunca baktım, kapının eşiğinde. Yarın Kasımpaşa’nın pazarına giderken nasıl olsa konuşacaktı. Kadınlar... Susuyorlarsa, onların konuşacağı zamanı beklemeli... Selma’nın susması meşhurdur, bir de kırmızı etekleri...

Eteği çamura batmış bir kadının peşinden yürüdüm sokakta. Elindeki bastonuyla salınarak yürüyordu. Benden korkmasın, aramızdaki mesafe açılsın diye sokağın köşesinde bekledim. Bir ara komşumuz Halim’in sesini işittim. Karısıyla kavga ediyordu. Bunların da ne bitmez kavgaları vardı. “Bana ne,” dedim. Ayaklarım çamur olmuştu. Şu Kasımpaşa’nın çamur deryası ne zaman bitecek, bu vali, Belediye Reisi Gökay neden çalışmaz bilmem. Gece bir tane açık eczane bulunmaz. Allah muhafaza bir hastamız olsa...

Add Your Tags:


Use spaces to separate tags. Use single quotes (') for phrases.
Sizin için Seçtiklerimiz
Yeni
BİRTAKIM FISILTILAR

BİRTAKIM FISILTILAR

₺ 28

Kaderinizin Rengi Karakterinizde Gizli

₺22 ₺ 16.5

Şimdi Değiş!

₺19 ₺ 14

Karşı Konulmaz Kadın Olun!

₺18 ₺ 13

ABBAS

₺20 ₺ 15

İlişkilerin Kırılma Noktası

₺18 ₺ 13

Prensi Öptüm Kurbağa Oldu

₺18 ₺ 13

İlişkilerin Kırılma Noktası

₺18 ₺ 13

Erkeğin Pin Kodu

₺21 ₺ 15

Ayşe'nin Kırmızı Ruju

₺25 ₺ 19

Erkeğin Pin Kodu

₺21 ₺ 15

Ayrılığı Atlatmak

₺20 ₺ 15
Tükendi
Değişim - Dönüşüm Kartlarım

Değişim - Dönüşüm Kartlarım

₺41 ₺ 30
Tükendi
Aslında Çok Kolay

Aslında Çok Kolay

₺22 ₺ 16.5

Aşk Yetmediğinde

₺23 ₺ 17

Kaçıncı Çocuksunuz

₺20 ₺ 15

Değişim ve Dönüşüm Günlüğüm

₺34 ₺ 26

Acemi Çöpçatan

₺19 ₺ 13

Çünkü Kadın

₺20 ₺ 15

Kocam

₺23 ₺ 17.5

Dolunay Kırmızısı

₺25 ₺ 18

Koma 21

₺21 ₺ 19

Tramola

₺28 ₺ 21
Tükendi
İçimdeki Kaktüs

İçimdeki Kaktüs

₺20 ₺ 15

Kuruntucu

₺22 ₺ 16.5

Beşli Özel Kitap Seti

₺79 ₺ 59

(SWAT)² TAKIMI

₺29 ₺ 22

Prova

₺25 ₺ 18.5

ŞAMAN

₺24 ₺ 18

ÇEMBERİN DIŞI

₺ 32
Yeni
Bilge Ay Cesur Güneş

Bilge Ay Cesur Güneş

₺ 39
Yeni
BİRTAKIM FISILTILAR

BİRTAKIM FISILTILAR

₺ 28
Yeni
GÜNEBAKANLAR

GÜNEBAKANLAR

₺ 29
Yeni
ÜÇÜ BİR YARA'DA

ÜÇÜ BİR YARA'DA

₺ 30
Adres:
Şakir Kesebir Cad. Gaziumurpaşa Sk. Balmumcu Plaza II No: 32 Daire: 14 Balmumcu / Beşiktaş / İSTANBUL
Telefon:
+90 212 347 83 70

 
Fax:
+90 212 288 76 35

 

Tara Kitap

Biz; kitapları okumadan önce koklayan, ‘ille de kitap kokusu’ diyen; ilgimizi çeken her kitaba çocukça bir iştahla sahip olmak isteyen birkaç kitap arsızıyız.

Dünyanın farklı köşelerinden, büyük bir heyecanla seçtiğimiz kitapları dondurma gibi yalayıp yutuyor ve henüz Türkçeye çevrilmemiş olanları dilimize kazandırmak için çalışıyoruz.

Modern dünyanın dinamikleri hepimizi biraz köşeye sıkıştırdığı, bazen nefes alacak bir alan bile bırakmadığı için, kitap seçerken ‘içimizi ferahlatacak’, ‘kişisel gelişimimize katkıda bulunacak’ ve ‘gündelik hayatımıza dokunabilecek’ türde kitaplara yöneliyoruz.

    E-Posta Bültenimize Üye Olun